bu
/

AY’I İKİZLER’DE OLAN ÇOCUKLAR ANNELERİNDEN YETERLİ ŞEFKATİ ALAMAMAKTAN ŞİKAYETÇİDİRLER. ANNELERİ ÇOCUKLARININ DUYGUSAL TALEPLERİNDEN ÇOK, ENTELEKTÜEL GELİşMELERİ İÇİN ÇABA HARCAR DURURLAR.

Sabırsız olduklarından, son söyleyeceklerini ilk başta söyleyerek, karışık durumlara yol açabilirler. Olumsuz denebilecek özelliklerine rağmen mantıklı ve akıllıdırlar. Eğer doğum anında duygusal ve sezgisel davranmaya iten etkiler varsa, iç çelişkiler yaşayabilirler. Ay’ı İkizler’de bulunan kişilerin karakterlerindeki çelişkili unsurları ve

bu zıt kutupları birbirini bütünler hale getirmeyi öğrenmeleri gerekir. Sabırsızlıkları, bu konudaki en büyük engel olabilir. Fakat, bu konumun sağladığı yüksek zihinsel enerjiyi olumlu şekilde kullanabilmeleri, her şeyden önemlisi, ifade edebilmeleri çok önemlidir. Aksi takdirde sürekli tatminsizlik duygusu içinde yaşar, huzursuz olurlar. Aşırı gerginlik bazen tansiyona ve sindirim bozukluğuna yol açabilir. Nefes darlığı, yüksek tansiyon gibi sağlık problemlerini sık yaşarlar. Ay, Güneş, Mars, Venüs, Merkür’den sert açılar almıyorsa kendi içinde daha uyumlu bir kişilik ortaya çıkar. Kadının haritasında, evden çok  dışarıdaki (arkadaş, iş vb.) ilişkilerini ön plana aldığını gösterir. Ay’ı İkizler’de olan erkeklerin ise entelektüel kadınlardan hoşlandıkları görülür.

AY İKİZLER BURCUNDA

Ay İkizler burcundayken doğanların başlıca özelliği hareketli, becerikli ve çok yönlü olmalarıdır. Bir anda birden fazla kitap okumaya çalışır ve asla bir görevi yerine getirirken bir diğeri ile uğraşmaktan kaçınmazlar. Bu eğilim karşılıklı ilişkilerde artar. Bir anda birden fazla kişi ile duygusal ilişki yaşayabilirler. Evliliği kolay kolay düşünmezler. Flörtçüdürler ve karşılıklı kur yapmak hoşlarına gider.

Modayı takip etmek yerine, en son kitapları alırlar. Evleri küçük bir kütüphane gibi olabilir. Çok okurlar. Bilgilerine aşırı güvenirler; bu da onların ikna kabiliyetlerini yükseltir. Genelde edebiyat, tıp, matematik alanında kariyer yapabilirler. Ayrıca el becerileri gelişmiştir. Marangoz, ressam ya da terzi olabilirler.

MERKÜR ASLAN BURCUNDA

Merkür Aslan burcunda düşer. Bu pozisyonda doğan kişiler dogmatik olma eğilimi gösterseler de, organizasyon yetenekleri ve konsantrasyonları hayranlık uyandıracak derecededir. Meslek yaşamlarında, hangi konu olursa olsun yönetici konumunda bulunmayı isterler. Bu yeteneklerinin kendileri de farkındadır, biraz da kibirlidirler. Aslan sabit bir burçtur. Aslan’daki Merkür, kişinin, fazla sabit fikirli olduğunu gösterir. Her zaman kendi haklıdır, düşünceleri kabul görmezse çok üzülür. Bazen de büyük kararlar karşısında vurdumduymaz ve rahat davranabilirler. Kendilerine güvenleri çok gelişmiştir. Onlar için çözümsüz bir konu olamaz. Politikacı olmak için iyi bir konum sayılır.

VENÜS BAŞAK BURCUNDA

Venüs Başak burcunda düşer. Sakin konuşan, gösterişsiz ve genellikle utangaç

görüntülü bu kişiler sanki ezilmiş, mazlum bir ifadeye sahiptirler. İnsanları dış görünüşlerine göre değerlendirmeye yatkın olurlar. Çevrelerindeki düzene,

etraflarında olan bitenin ne olduğuna dair merakları, her şeye karışmalarına sebep olabilir. Etraflarını kolay sıkarlar. Eş seçiminde aşırı titiz ve tutucudurlar. Kimseleri beğenemedikleri için, geç evlenmeyi ve yalnız yaşamayı tercih edebilirler. İlişkilerini yürütebilmek için cinsellik konusundaki tabularını da yıkmaları gerekir. Bu aşılabilirse çok zarif, alçakgönüllü, son derece çekici sevgililer haline dönüşebilirler.

Haritalarındaki Güneş, Ay, Yükselen burç ve Mars’ın konumlarına bakarak, tabularını aşma konusunda ne derece başarılı olabilecekleri anlaşılabilir. Doktor, estetisyen olan pek çok kişinin Venüs’ü Başak burcundadır. Genel olarak, sağlık sektörü tam onlara göredir.

MARS İKİZLER BURCUNDA

Mars’ın İkizler burcundaki yerleşiminin iyi olmadığı düşünülür. Yerinde duramaz İkizler özellikleriyle Mars’ın yoğun enerjisi birleştiğinde ortaya dağınık bir tip çıkabilir. Horoskopta toparlayıcı açılar olmadığı sürece, akılları gereğinden fazla çalışan, hırslı, insanların canını sıkan bir kişilik görülebilir. Herkesi kendilerinin emrinde görebilirler. Olumlu açılar varsa ortaya dâhi bir kişilik çıkabilir. Bu konum, kesinlikle uyarıcıdır ve beyni canlandırır. Mars-İkizler insanları, fiziksel ve zihinsel ihtiyaçları için alıştırma yapmaya teşvik edilmelidir. Eğer teşvik edilmezlerse, kendilerine ve başkalarına karşı alıngan olabilir hatta birdenbire öfkelenebilirler. Enerjileri genelde hayatlarının

bütününe rastgele yayılır. Uğraşların sık sık değiştirilmesi faydalı olur, çok yönlülük ve rahatlık kontrol edilmelidir.

Onların cinsel yaşamları oldukça canlıdır. Karşısındakine açık yürekli davranırlar. Genelde onları tatmin etmek için birden fazla eş gündeme gelebilir. Tek eşli olmayı pek beceremezler. Özellikle bir kadının haritasında Mars, 12. evde bulunuyorsa, evli bir erkekle ilişkiyi de belirleyebilir. Onlar enerjik aşıklardır. Bu durum ileri yaşlara kadar sürer.

JÜPİTER AKREP BURCUNDA

Jüpiter Akrep burcunda azmin göstergesidir. Bu konumda doğanlar, hayatı dolu dolu yaşamayı severler. Yaptıkları her hareket duygusaldır. İsteklerine ulaşmak için gayretli ve girişkendirler. Yüksek motivasyonlarıyla arzu ettikleri her şeyi gerçekleştirebilirler. Akrep, yarım işlere tahammülsüzlüğü, Jüpiter ise azmi belirtir. Bu konumlanma, hayatın her döneminde gelişme göstermek isteyen bir karakter yaratır. Bu bireyler hem kariyerlerinde hem de duygusal yaşamlarında ileriye doğru adım attıklarını hissetmek isterler.

Hareket, onların atasözü gibidir ve hiçbir şey için ılımlılık göstermezler.

Her şeyi merak ederler ve ilgilendikleri konuyu en iyi şekilde yapmak gibi

eğilimleri vardır. Güneş, Ay ve Jüpiter arasında rahat açılar varsa, yaşamları kolay olur, rahatlarına düşkünlük artabilir ve belirli bir düzene girme ihtiyacı duyabilirler. Aynı zamanda bu insanlar oldukça cömerttirler. Sözlü ikna yetenekleri güçlüdür. Özellikle avukat olmak için olumlu bir yerleşim sayılır. Büyük başarıların göstergesi olabilir.

SATÜRN BALIK BURCUNDA

Arkadaşları ile buluşup eski günleri konuşmaktan pek hoşlanırlar.

Satürn Balık burcunda doğanlar geçmiş anılarına fazla değer verirler. Çocukluğunda baskı görmüş olmaları muhtemeldir. Bu yüzden büyüdüklerinde ellerindeki gücü defans oluşturmak için kullanmak ihtiyacında olacaklardır.

Giyim stillerinde çok modern çizgilere rastlanmaz. Ruh halleri çabuk değişmez ama Satürn Ay’la sert etkileşim içindeyse, çabuk endişelenip kuruntulu olurlar.

Biraz eski kafalıdırlar. Genelde sempatik ve alçakgönüllü hareketleri ile sevilen tiplerdir. Onlar kendilerini fazla anlatmak istemez, geri planda kalmayı tercih ederler. Bu konum, sabrı destekler ve olumsuzluklara karşı koyma gücünü artırabilir. Sert etkileşim altındaysalar, kendilerine olan güvenin azlığından ve çekingen yapılarından dolayı başarıya geç ulaşacaklardır. Venüs ve Ay açıları desteklemiyorsa artistik kabiliyetleri gelişkin olmayabilir. 

KUZEY DÜĞÜM AKREP BURCUNDA

Kuzey Düğum Akrep burcunda doğanlar yaşamları boyunca pek çok dramatik değişim geçirebilir, bunlara ayak uydurmakta zorlanabilirler. Hayata yaklaşımları genelde yorgundur. Bu konumda güney düğüm Boğa’dadır. Fiziksel olarak çok güçlü kişilerdir. Günlük yaşamlarında çok aktif olacakları işleri tercih edip, enerjilerini sonuna kadar harcama meyilleri olabilir. Duygusal yaşamlarında zorluklarla karşılaşabilirler.

YÜKSELEN AKREP

Tepkilerini ve düşündüklerini ortaya dökmedikleri için, sakladıkları gizli dünyalarında onlara ulaşabilmek neredeyse imkânsızdır. Anlaşılması güç, gizemli davranışlarıyla gizliliğe çok önem verdikleri için,en açık davrananlarının bile mutlaka kilit altında sakladıkları kendilerine

ait sırları vardır.

Sık sık yanlış anlaşılırlar. Kendilerine çok güvenir, içlerinde fırtınalar da kopsa, yüzeyde sakin kalmayı başarırlar. Hafızaları çok kuvvetli olduğu için hiçbir şeyi unutmazlar. Şüpheci ve eleştirici bir tavır içinde bulunmaları, ilişkilerini zorlaştırabilir. Her burcun, negatif ve pozitif yönleri vardır. Fakat söz konusu Akrep olunca bu iki uç iyice aşırı noktalara doğru uzanır.

Hayatında griye yer yoktur.

Her şey ya siyahtır ya da beyaz…

Dondurucu bakışlarıyla insanın kanını dondurabilir, bir kişiyi ya da bir olayı anında analiz eder, bir kanıya ulaşırlar. Tespitleri insanı şaşırtacak kadar doğrudur. Genelde burcu ya da yükseleni Akrep olanlar, cinsellikle fazlasıyla ilgili olmakla suçlanır. Bu tamamen doğru değildir.

Akrep, istediğini almasını bilir ve alır.

Ama bunun, abartıldığı gibi bir kişilik sorunu olduğu söylenemez.

AKREP YÜKSELENLİLER DERİN BAKIŞLARI VE DOĞAL MANYETİZMALARI İLE KARİZMATİK KİŞİLERDİR. BU TİPLERİN DÜŞMANLARINA KARŞI DOĞAL KALKANLARI VARDIR. EN ZOR DURUMLARDA BİLE KONTROLLERİNİ KOLAY KAYBETMEZ, MEŞHUR AKREP İĞNESİNİ GEREKTİĞİ ZAMAN DEVREYE GİRECEK ŞEKİLDE HER ZAMAN HAZIR TUTARLAR.

URANÜS OĞLAK BURCUNDA

Uranüs Oğlak burcunda olduğunda ciddî boyutlarda çelişkiyle karşılaşılabilir. Uranüs’ün özelliklerinin başında; beklenmedik tepkiler, ne yapacağı baştan kestirilemeyen bir kişilik, ukalâ tavırlar, sorunları mantık çerçevesi içinde çözme kabiliyeti sayılabilir. Oğlak’taki Uranüs ise, ayakları yere sağlam basan bir tipi anlatacaktır. Bu konumda doğan kişiler özgün bir mantıkla düşünebilirler. Uranüs’ün hümanistik, insancıl yönü Oğlak’ta iken, işleri pratik bir şekilde çözmesinde etkili olur. Öte yandan sevecen olma konusunda kabiliyetli olmalarına karşın, bazen çözümleri insafsızca olabilir. Uranüs’ün burç üzerindeki etkisi, doğum haritasında Satürn ve Neptün’ün Oğlak burcu üzerindeki etkisi göz önünde tutularak bakılmalıdır. Uranüs’ün bir sonraki Oğlak geçişi 2072 yılı civarında olacak!

NEPTÜN OĞLAK BURCUNDA

Neptün Oğlak burcunda 1984-1998 arasında bulunmuştu. Bu devrede girişilen  bilimsel projeler, genelde olumsuzlukla sonuçlanmıştı. Ayrıca bu dönem, ülkeler arasında anlaşmazlıkların sıkça yaşandığı bir devre olarak tarihe geçmiştir. Challenger uzay mekiğinin patlaması, AIDS’in tüm dünyada hızla yayılıp tedavisinin bulanamaması, Çernobil reaktörünün patlaması, Irak-ABD arasında petrol yüzünden çıkan Körfez Savaşı ve Bosna-Hersek Savaşı, hatırdan çıkmayacak olaylardan bazıları.

Bu tarihlerde doğan yeni nesil, şu an Neptün’ün etkilerini nasıl yansıtacakları tam belli olmamakla birlikte, dünya kaynakları ve onların korunması ile ilgili konulara ilgi duyabilirler. Çocukluklarına ve ergenliklerine gelen dönemde pek çok savaşlar, katliamlar yaşandığı için, genellikle ekoloji ve gezegenin problemleriyle çok ilgili alanlarda çalışmayı seçebilirler. Onlar dünyanın şartlarını olumlu yönde değiştirmek isteyeceklerdir. Çünkü Oğlak, bir Toprak burcudur. Onlar tedbirli, azimli bir eğilim gösterirlerse, Neptün’ün olumsuz etkilerini kontrol etmeyi başarabilirler. Veya iyi yönlendirilmezlerse Neptün’ün illüzyonu onları dibe çekebilir. Hayatın yükünden kaçmak için, uyuşturucuya bağımlı hâle gelebilirler. Bu neslin, iyi bir eğitim almaları desteklenmelidir. Neptün, bir sonraki Oğlak burcu geçişini 2148-2162 arasında gerçekleştirecek!

PLÜTON AKREP BURCUNDA

Plüton Akrep burcunda yöneticidir. 1983’ten 1995’e kadar burada kalan Plüton, tüm dünyada zorlu değişimlerin yaşandığı yıllardır. Plüton’un dersleri çok zor bir yoldan öğrenilir. Bu dönem dünyada, toprak, yiyecek ve petrol stoklarının sonuna kadar kullanılmaya zorlandığı bir dönemdir. Dünya kaynakları hızla tüketilerek, doğru yolda kullanılmamış sayılabilir.

Materyalist yaklaşım, insanî duygular üzerine hâkim olmuş, para kazanma arzusu artmış, ekonomik konularda yeni kanunlar getirilmiştir. Genelde tüm dünyada negatif bir etkileşim söz konusu olmuştur. Cinsellikteki özgürlük anlayışı yanlış algılanmış, tedbirsizlik yüzünden bulaşıcı hastalıkların artmasına sebep olmuştur. AIDS’in yaygınlaşması bu devreye rastlamıştır. Şu an henüz genç veya çocuk olan Plüton’u Akrep’te doğanlar için güç ve yetki çok önemli olacaktır. Bu nedenle politika ve ekonomiye ilgi duyabilir, olabildiğince yüksek pozisyonlara yerleşmek isteyebilirler. Bu etkiler, müzik ve moda gibi alanlarda da kendisini gösterebilir. Akrep’in rengi olan siyahın 1980’lerin modasında üstünlük sağlaması ve aynı dönemde heavy metal müziğin ortaya çıkması da tesadüfi değildir. Haritaları sert etkileşim altındaysa psikolojik problemler yaşanabilir. Eğer Güneş veya Ay Akrep burcundaysa bu enerji daha güçlü ve daha etkili olabilir. Fakat kişi, böylesi yüksek bir enerjiyi kontrol altına almayı başaramazsa yıkıcı olabilir. Zodyak’ta 248 yılda bir, aynı yere gelen Plüton’un bir sonraki Akrep geçişini şüphesiz yaşayamayacağız!